Balığın sessiz çığlığı ol!

 

KAMPANYAYA DESTEK OL!

 

“Kamu oyuna açık çağrı”

“Canlı doğal kaynaklar insanlığın ortak mirası ve ortak zenginliğidir. Geleceğe güvenle bakmak isteyen her ülke her ulus bu kaynakların korunması ve gelecek nesillere devredilmesinden sorumludur.”

Biz balıkçılar sucul canlı kaynaklar üzerinde avcılık ve toplayıcılık yapan varlığı canlı doğal kaynakların varlığına bağlı olan bir topluluğuz. Sucul canlı doğal kaynaklardaki her tahribat sosyal, ekonomik ve kültürel bir grup olarak bizleri de tahrip etmektedir. Bir başka deyişle; “Varlığımız canlı sucul kaynakların varlığına bağlıdır”

Bu varlıkları korumak ancak değişik disiplinlerdeki bilim insanlarının ve kurumlarının araştırma ve yol göstericiliği ile mümkündür. Bilimsel düşünceye başvurmadan alınan her karar canlı doğal kaynakların tahribatına ve giderek yok olmasına sebep olmaktadır.

Hal böyle iken her tebliğ döneminde ve her avlanma sezonun balıkçı filomuzun küçük bir azınlığını temsil eden baskı gruplarının lobi faaliyetleri ile karşı karşıya kalmaktayız. Talepler hemen hemen hiç değişmiyor.

Aşırı ve plansız avcılığı hedefleyen bu talepler doğrultusunda siyasal destek sağlayan bu gruplar balıkçılığın yürütülmesinden sorumlu resmi otorite olan Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğünün prangaları haline gelmiş bulunmaktadırlar.

Bu gruplar aşırı ve plansız avcılık amacı ile canlı sucul kaynakların korunması ve sürdürülebilir avcılığı doğrultusunda alınmış her karara itiraz ediyorlar. Bilimsel tavsiyeleri, diğer paydaşların taleplerini ve resmi otoritenin kararlarını siyasal ilişkileri ile aşmaya çalışıyorlar.

Bu gruplar avcılık sezonunun başlamış olmasına rağmen son anda yaptıkları girişimlerle Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğünü avcılık kurallarında değişikliğe zorlamaktadır.

AB karasularında 50 metre olan ve bizde 24 metre olan Gırgır avcılığı avlanma derinliğinin 18 metreye indirilmesini ve 13 santim olan İstavrit balığı avlanma boyunun 12 santime düşürülmesini istiyorlar.

Bu iki talebin lehine yapılacak her düzenleme denizlerinizdeki yok oluşun hızlandırılması ve sucul ekosistemin idam fermanından başka bir işe yaramayacaktır.

 

Bizler sucul canlı kaynakların korunması ve sürdürülebilir balıkçılık politikalarının öneminin bilincinde olan balıkçılar olarak ülkemiz kamuoyuna bir çağrı yapıyor ve destek istiyoruz!

Balıkçılık konusunda alınacak her karar bilimsel düşüncenin ışığında ve çok paydaşlı olarak alınmalıdır.