2019-2020 Yılı Av Sezonu ile İlgili Duyuru!

           Yeni balıkçılık sezonumuzun açılışı 31.08.2019 tarihinde  Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından yapılmıştır. Özellikle sürdürülebilir balıkçılığın önemine dikkat çeken Sayın Cumhurbaşkanımızın “Virabismillah”diyerek açmış olduğu sezonumuz maalesef kural ihlalleri ile başlamıştır. Marmara’da usulsüz bir şekilde yapılan ışıkla avcılığın yanı sıra boy ve derinlik yasaklarının indirilmesi ile ilgili çalışmalar yapıldığı söylemleri Merkez Birliği’mizi harekete geçirmiştir. Bu konularla ilgili görüşlerimizi bilimsel tavsiye kurulumuzun da destekleri ile yazmış olduğumuz yazılarla T.C Cumhurbaşkanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ve Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü’müze ilettiğimizi tüm ortaklarımıza ve balıkçılık camiasına bildirmek isteriz.

 

 

MARMARA'DA IŞIKLA AVCILIK İÇİN YAZIMIZ

 

 

                   2019-2020 av sezonumuz Poyrazköy’de Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından coşkuyla açılmıştır. Açılış konuşmasında cumhurbaşkanımız ‘denizlerin, göllerin, ormanların ve yeryüzünde insanın istifadesine sunulmuş her şeyin emanet olduğunu belirterek, "Tabiatla münasebet, özellikle bu münasebeti geliştirdiğimiz sürece sadece bugünü değil, yarınları, sadece kendimizi değil, çocuklarımızı da düşünmeliyiz. Emaneti sahibine teslim edinceye kadar da onu en iyi şekilde korumak, kollamak, muhafaza etmek zorundayız.  Son dönemde balık türlerinin azalmasının ana sebeplerinden biri işte artan bu kirliliktir. Bir diğer önemli sebep ise av yasağına ve kurallarına dikkat edilmemesidir. Kaçak ve bilinçsiz avcılık gelecek nesillerin hakkını gasp etmek demektir. Emaneti sahibine teslim edinceye kadar da onu en iyi şekilde korumak, kollamak, muhafaza etmek zorundayız diyerek balıkçılarımızı da  uyarmış, Denizlerimizi korumak herkesten önce balıkçılarımızın görevidir.” demiştir.

                  Cumhurbaşkanımız konuşmalarında sürdürülebilirliğin sağlanmasının önemini açıkça söylemesine ve dikkat çekici uyarılar yapmasına rağmen; avcılığımızın ilk gününde  4/1 Numaralı Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliğin Işıkla avcılığa ilişkin yasaklar  başlıklı 13 ncü maddesinin  5 bendi ve  a-b-şıklarına aykırı  Marmara Denizinde ışıkla avcılık yapılmaya başlanmıştır.

               Sayın Cumhurbaşkanımızın uyarılarını dikkate alınarak  4/1 Numaralı Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliğin 13 maddenin 5 ncı fıkrasının (c) bendinin (Işıkla avcılığa getirilen düzenlemelere aykırılık halinde,ışıkla avcılık ‘’İzin Belgesi’’iptal edilir. İptal edilen izin geçerli olduğu av dönemi için yeni izin belgesi düzenlenmez) stokların korunması, aynı zamanda avcılığın sürdürülebilirliğin sağlanması dikkate alınarak belirtilen ve (ç) bendi (Marmara Denizinde bu fıkra kapsamında ışıkla avcılığa verilen izin, Bakanlıkça tamamen veya kısmen kaldırılabilir) hükümlerinin acilen uygulanmasını talep ediyoruz.

 

 

DERİNLİK ve BOY YASAKLARI İLE İLGİLİ YAZIMIZ

 

 

Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği olarak, 2019-2020 av sezonumuzun Poyraz köyde Cumhurbaşkanımız tarafından coşkuyla açılmasından büyük memnuniyet duyduk. Yeni açılan sezonla birlikte, büyük gırgırlar için tebliğde yer alan 24 metre derinlik sınırlaması ve 13 cm istavrit boy yasağının bazı çevrelerce değiştirilmek istenmektedir.. Bu taleplerin herhangi bir bilimsel çalışmayı esas almadığını belirtmek isteriz. Diğer yandan, yaklaşık 15.000 gemiden oluşan balıkçı filomuzun, en fazla %3’lük grubunu oluşturan büyük ölçekli gırgır gemisi sahiplerinin, sadece kendi çıkarlarını ön planda tutan küçük bir azınlığınca (%1 olduğunu tahmin ediyoruz) talep edilen bu değişikliğin; Türk balıkçı filosunun %90’ını ve balıkçılıkta istihdamın büyük bir bölümünü oluşturan küçük ölçekli balıkçıları çok olumsuz etkileyeceğine dair birçok bilimsel dayanak mevcuttur. Avrupa Birliğinin Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerinde 50 metre olan gırgır avcılığı derinlik yasağının, Türkiye’de 24 metreden 18 metreye düşürülmesi balıkçılığımızın sürdürülebilirliğini tehlikeye atacak bir karar olur. Canlı deniz kaynaklarımızdan bugün olduğu gibi gelecekte de yararlanabilmek için; ekonomik, çevresel ve biyolojik sürdürülebilirliği esas alan, hakça paylaşımı ve halkımızın çıkarlarını ön planda tutan kural ve düzenlemelere sahip çıkmalıyız!

 Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), dünyada balıkçılığın durumu ile ilgili 2018’de yayınladığı güncel raporda, sürdürülebilirliliği en düşük balık yataklarının Akdeniz ve Karadeniz (%62,2 sinde aşırı avlanma yapıldığı)’de olduğunu bildirilmiştir. Ülkemiz olarak avcılığımızın son 15 yılına baktığımızda; maksimum avlanma kapasitesine ulaştığımız, bundan sonra ne yaparsak yapalım av miktarımızın aynen devam edeceği istatistiki verilerde görülmektedir. İç sular hariç balık Avlanma miktarımız: 2000-2010 yılları arası ortalama 430 bin ton iken,  2010-2018 yıllar arası ortalama 308 bin ton olarak gerçekleşmiştir. Bu durum; her yeni yıl avlanan balık miktarında düşüş gerçekleştiğini göstermekledir.

Bu verilere bakılarak geçen yıllardaki balık miktarını yakalamak mümkün görülmese de, bugün ve gelecekte balıkçılığımızı devam ettirmek için alınan koruyucu tedbirlerin devamı önem arz etmektedir. Derinlik ve boy yasakları ile ilgili taleplerimizin bilimsel verilere dayanan gerekçeleri aşağıda belirtilmiştir.

 

                                                           

 

BİLİMSEL DAYANAK

 

  1.  24 Metre derinlik yasağını uygulama nedenlerinden biri, Türkiye kıyılarında geçimini balıkçılıktan kazanan 20 bin civarında küçük kıyı balıkçısı ile büyük ölçekli balıkçıların av sahalarının ayrılmasıdır. İki farklı balıkçılığın aynı alanda yapılması durumunda gerek av araç ve gereçlerinin zarar görmesi ve gerekse balık merasının bozulması nedeniyle küçük ölçekli kıyı balıkçısı zarar görmektedir. 

 

  1. 30 metrenin altındaki sular tüm balık türleri için gelişim alanlarıdır. Türkiye'de gırgır ağları için uygulanan derinlik ve uzunluk sınırı bulunmadığından ulaştıkları derinlikler 164 metreye bir operasyonda taradıkları alan 500 bin metre kareyi geçmektedir. Bu tip hassas alanlarda yapılan büyük ölçekli balıkçılık, stokların yenilenmesini sağlayan genç  balıkların  henüz erginleşmeden yok edilmesi anlamına gelmektedir.

 

  1.  Akdeniz, Ege ve kısmen Marmara Körfezinde deniz çayırları olarak bilinen, Karadeniz'e Zernov çayırı olarak adlandırılan ve 30 metre derinliğe kadar olan kıyı alanlarında dağılım gösteren deniz bitkiler bu denizlerin can damarıdır. Bu sığ alanlarda yapılan  büyük ölçekli balıkçılık, dağılım alanları endişe verici boyutlarda azalan bu türlerin yok edilmesine neden olmaktadır. 

 

  1.  Av gücümüzün, denizlerimizin taşıyabileceği kapasitenin çok üstünde boyutlara ulaştığı bilim adamlarımız ve balıkçılığı yöneten makamlarımızca hem fikir olunan bir durumdur. Bu nedenle, av gücünün sınırlandırılması ve hatta küçültülmesi için balıkçı ruhsatlarının dondurulması ve gönüllü balıkçı tekneleri geri satın alma programı gibi pek çok maliyetli önlem alınmış ve alınmaya devam etmektedir. Ancak buna rağmen yıllık olarak avlanan balık miktarlarındaki düşüşten de görüleceği üzere hala filomuz denizlerimizdeki balık stokların kendisini yenileyebilme kapasitesinin üzerinde balık avlamaktadır. Avcılık nedeniyle balık stokları üzerinde oluşan baskının azaltılmasının bir yolu da ava izin verilen sahaların daraltılmadır. Bu bakımdan büyük ölçekli balıkçılığın 24 metre dışında tutulması stoklar üzerindeki baskını azaltılması adına da önemli bir uygulamadır.

 

  1.  AB ülkelerinde: deniz çayırları yatakları özellikle Posidonia oceanica ve deniz faneoragramları üzerinde, gırgır ağları, trol ağları dreçler, sürütme ağları ve benzer ağlar ile her türlü avcılık yasaktır. Gırgırın, kıyıdan 300 m’ye kadar olan mesafe içinde veya derinliğin kıyıdan kısa mesafede ulaştığı 50 m derinlik izobathı içinde kullanımı yasaktır. Orkinos gırgırları hariç diğer gırgırların boyu 800 m, derinlikleri de 120 m olarak sınırlandırılmıştır. İstavritlerin ilk yakalama boyu ise 15 cm’dir.

 

Dolayısıyla ülkemizde 24 metre olan derinlik sınırının birçok bilimsel nedene dayanarak aynen korunması (hatta arttırılmasının) yerinde olduğu, ekonomik boya diğer balıklardan daha geç (3-4) ulaşan istavritin ise 13 cm olan avlanma boy yasağının bu şekilde devam etmesi, balıkçılığımızın geleceği ve adaletli yönetimi açısından büyük önem arz etmektedir.